Volvo temsilcileri bu Suv modelini tanıtırlarken, Volvo XC60 gelmiÅŸ geçmiÅŸ tüm Volvolar içerisinde en güveniliridir demiÅŸlerdi. Ancak aslında öyle deÄŸil. Kompakt Suvlarda en hızlı otomobillerinden birisi olan Volvo XC60 ön kaputunun altında 3.0 lt’lik benzinli bir canavar motor saklıyor. Adeta bir roket gibi olan otomobilde 2953 cc hacimli, 6 silindirli turbo motoru 5600 d/d’e eriÅŸtiÄŸinde 285 Beygir daha aÅŸağısında 400 Nm tork sunmakta.
Burada bahsettiÄŸimiz otomobilin boÅŸ ağırlığıyla 2 tona yakın olduÄŸunu unutmamak gerekir. UzunluÄŸu, geniÅŸliÄŸi ve yüksekliÄŸi hesaba katıldığında, üstelik bir de buna dingil mesafeleri eklendiÄŸinde -ki çok önemlidir- Volvo XC60′ın istendiÄŸi yere maximum hızla gidebilmesi harika bir uyumluluÄŸun ürünüdür. Otorma alanı oldukça geniÅŸ olan araçta motorun performansından zaten bahsetmiÅŸtik. Bunun yanı sıra yüksek hızlarda iç mekana ses gelmemesi konfor bakımından da biz
VW T5,ticari araçlar liginin Golf’ü gibi:Çıtanın yüksekliğini belirliyor ve birçoklarının hayalini süslüyor.Bu güvenilir araç ne yazık li hiç de ucuz değil.Neyse ki son makyajın ardından VW,T5’in zaten yüksek olan fiyatında artışa gitmedi.
Dışarıdan bakıldığında ilk dikkat çeken değişiklik,yeni burun tasarımı oluyor.Yeni haliyle T5,çok büyük bir Golf veya Polo gibi görünüyor.Giriş paketinin iç mekanında artık çıplak metal yüzeyler yok.Yan duvarlarda ise cam perdeleri gizlenmiş.Standart donanıma dahil edilen katlanır masa ile T5,ideal bir piknik otomobiline dönüşmüş.
180HP’ye kadar güç versiyonları bulunan common-rail enjeksiyonlu 2.0 litrelik motor ailesi,pompa-meme enjeksiyonlu dizellerin yerini almış.5 ileri vitesli emektar otomatik şanzımana bırakmış.VW’nin iddasına göre DSG şanzıman,100 km’de 2 litreye varan tasarruf
Sadece Fiestanın beyaz rengimi satıyor diye düşümüştüm bi ara,Filo satışında rekorlar kıması az yakıt tüketimi sağlam olması fakat yeni çıkan Fiesta bunları çoktan aşmış gibi duruyor yeni görünüşü yeticek gibi.
İç tasarımında ilermemiş olan Ford malzemenin kaliteli olduğu yapılanlardan belli oluyor.Arka ve ön mekanda baş,diz mesafesini iyi oluşturan Fiesta oldukça zevkli bir sürüş sunuyor.
İyi bir yol tutuşu ve kullanım sağlayan Ford bu konuda oldukça başarılı,spor sürüş için yeter sertlikte olan süspansiyon yol tutuş başarısını artırıyor.Fakat konforu oldukça etkiliyor.Kötü yanlarını ele alıcak olursak Fiestanın rahatsız edici sesi eski nesilden olan motordan geliyor.

A4 kokpitinin kullanışlılığı ve kalitesinin yanında Avant’ın geniş kullanım alanları da bu ortaklığın gayet mantıklı olduğunu ortaya koyuyor.Tabii durum her zaman bu kadar iyi değil.Audi,A4 Allroad için yeni bir yürüyen aksam geliştirme gereği görmemiş.Hatta Alman mühendisler A4 yürüyen aksamını aynen almakta sakınca da görmemiş.Bunun anlamıysa A4 Allroad gibi bir maceracının alüminyum kollara sahip çok iyi çalışan ama asfalta daha uygun süspansiyon sistemine sahip olması.
Değişmeyen süspansiyon sistemi,A4 Allroad’un sürüş hislerinin de diğer A4 Allroad’un sürüş hislerinin de diğer A4 modelleriyle aynı olmasına neden olmuş.Tabii bu noktada artan yerden yükseklik ve yeni amortisörlerin

Micheal Phelps,ABD’li yüzücü hakkında söylenebilicek çok fazla şey var.O’nu anlatmanın en kısa yoluysa 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları’nda 8 altın madalya kazanarak, bir olimpiyatta en çok altın kazanan isim olması ve yüzme disiplinlerini tekeline alması.Mercedes’in de benzer bir tekeli bulunuyor.Stutgarlılar 8 altın madalya kazanmamış olsa da 8 nesildir en çok satılan orta sınıf sedanı üretiyor.170 V olarak adlandırılan E Serisi atasının yollara çıktığı 1947 yılından bu yana 10 milyonu aşkın orta üst sınıf sedan müşterilere ulaştırılmış.Bugünse bu başarılı mirasın.9. nesle geçme zamanı.Peki,yeni E Serisi rakiplerine üstünlük kurabilcekmi?Tasarım bu yolda çok emin adımlar attığını gösteriyor.1995 yılında ilk kez sahip olduğu 4

Fransız üreticinin yeni tasarım anlayışını ilk kez,yeni Twingo’da görmüştük.Çok geçmeden Renault ailesinin tamamına etki eden yenilik rüzgarında en genç görünesiye 23.900 TL’den başlayan makyajlı Clio.Üstelik artık dizel motorda otomatik şanzıman opsiyonu da var.
Renault’un yeni nesil tasarım anlayışındaki sadelik,Clio’ya çok daha genç bir yüz kazandırmış.Üçüncü nesli 2005’te üretilen otomobil,2009’da Renault’un yeni yüzüne kavuşmak üzere makyajlandı
Yeni farlar,motor kaputu,ön-arka tamponlar ve yan aynalara kavuşan Clio’nun donanımı da zenginleşti.Selefine göre çok daha sportif görünen Renault’un küçük sınıf temsilcisinde,siyah zeminli farlar

Nisan süper sponcularla yarışmayı seven otomobilleri uzun süredir üretiyor.Bu amacın şimdiki siahıysa yeni 370 Z.Daha test başlamadan iki sıra dışı tespitte bulunduk:Z, küçülmüş.370,selefinden 65mm daha kısa ancak 30 mm daha geniş.Daha da önemlisi:Görüntüsü neredeyse aynı kalmış.
Nisan 370 Z’de sıralı 6 silindirli VQ motor görev alıyor.Silindir hacmi dördüncü nesille birlikte 3.5 litreden 3,7 litreye yükseldi,torku 5200 d/d’da Nm’den 366 Nm’ye ulaştı ve gücü de 7000 d/d’da 313 HP’den 331 HP’ye çıktı.Buna eklenen motorun daha yükse devir çevirebiliyor oluşu da kahvenin kreması olarak adlandırılabilir.Bütün bunlar spor otomobil düşkünlerinin ağızlarını sulandırmaya yeter.

Yeni 3.18’in anahtarlarını alıp çalıştırdıktan sonra daha ilk kilometrelerde her BMW’nin sportif bir yanının olduğunu bir kez daha anlıyorum.Bu durum her terrier cinsi köpekte biraz avcılık olması gibi.Ne kadar oyuncu olursa olsunlar hepsinde biraz kuyruğunu dümdüz tutma olayı vardır.Ya da bir kuş gördüğünde havaya girerler.
BMW ise bazı modellerinde(M3 gibi)sportiğliği iliklerinize kadar işletirken,bazı modellerinde ise bu zevki size küçük ısırıklarla tattırıyor.İşte 318 de böyle bir diyet otomobili.M3’ten yeni inmiş biri için hiçbir şey ifade etmezken,babasının büyük ve sıkıcı sedanından sonra binenler için tam bir heycan fırtınası yaşatabilir.

Son zamanlarda Audi,verdiği sürüş zevkinden önce yaptığı tasarımlarla otomobil severlerin Alman markasına daha da tutulmasını sağladı.Yepyeni bir A4,piyasayı kasıp kavurdu,yen, A5 birçok kişiyi büyüledi.Herhalde sadece rakip firmaların yaptığı güncellemeler değil,Audi’nin kendi içindeki yenilikler de A6’nın makyaj görmesinde etkili oldu.Önde farlarla biraz oynandı ve arkada stoplar’la ise LED’ler eklendi.Önde kullanılan gündüz LED farları,aracın uzaktan dahi tanınmasını sağlıyor.Süspansiyon ise,çukurlu ve bozuk yollarda daha kolay sürüş sağlaması için bir kademe yumuşatılmış.Bu tamda Türkiye’ye uygun bir düzenleme…

Geniş iç mekanı ve kullanışlılık özellikleriyle o haklı bir üne kavuştu.Renault Megane’ın ikinci neslinin sedan karoserli versiyonu ülkemizde büyük bir satış başarısına imza attı.Bu başarı,hem Renault’un başarılı pazarlama taktikeri hem de modelin içinde barındırdığı potansiyelle mümkün oldu.Tanıtıldığı 2003 yılından bu yana 140 bin adetten fazla satıldığı ve bu sayede kendi sınıfında yüzde 20’lik Pazar payıyla birinci olmayı başardı.
Fakat bu başarı bile onun üçüncü nesle ulaşmasını sağlamadı.Bunun yerine,adı akıcılıkla elitliğin birleşiminden türetilen Fluence , kompakt sınıfın yeni oyuncusu oldu .Fluence ismi zor söylenen ama alışılması kolay olacak bir otomobil .Yeni sedanı kısaca incelemek,üzerindeki Megane etkilerinin ne kadar başarıyla gizlendiğini görmek için yeterli.Selefi,Megane ailesinin hem ismini hem de yüzünü farka sahip olmadan taşıyordu.Buna karşılık Fluence’in yüzü özgün.Kaslı motor kaputu,Megane’a göre daha çekik farlar ve Fiat modellerini hatırlatan incecik hava giriş ızgarası,Fluence’nin hem Megane ailesinden hem de Renault ürün gamının geri kalanından ayrışmasını sağlıyor.